Gökçek Tonik

Gökçek Tonik

Bu bildiğimiz lahana suyu değildir, birleşiminde aryıca bazı şifalı bitkiler: Sirke, maydanoz, lahana suyu, yara otu, tarçın, zeytin yaprağı, kekik, altın başak otu, atkuyruğu otu, zerdeçal, zencefil vs içerir.Bu nedenle sadece lahana suyu olarak anlaşıldığı için Gökçek Tonik olarak isim değişikliği yapmak zorunda kaldık. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı iyi gelir fakat ilaç değildir, sadece gidermeyi destekleyicidir.

Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor olmaktadır. Aşırı yemek yemek ihtiyacı mide ve bağırsakaların besinleri hazmedememesi nedeniyle ortaya çıkan vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glukoz vb.., besleyici madde yetersizliğini karşılama içindir. Hücreler ihtiyaçları olan besleyici maddeyi alamayınca uyarı doymamışlık hissini uyarmak için beyne siyanler gönderir ve kişide haliyle aşırı yemek yemek zorunda kalır. Mide ve bağırsakalardaki rahatzılıklar giderilince besleyici madde absorsiyonu normale döner. Ve kişide az besinle doyar hale gelir. Tabii her lokmayı 20-25 defa çiğnedikten sonra yutmakta çok önemlidir. Böylece sindirim organlarının zorlanması engelenir.

Allerjinin oluş sebebi gastrite sebep olan halicobaker pylori ve bağırsak mantarlarıdır. Bu bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve bunlardan en önemliside zehirli gazlar (etan, metan, propan, heksan), zehirli alkoller (etanol, metanol, propanol, butenol vs..) ve biyojen aminler üretirki bunlardan en önmliside histamindir. Histamin damarları ve bronşları büzer, hücre memranını sertleştirir. Böylece hücreler alerjenlere karşı aşırı tepki gösterir ve allerji ortaya çıkar. Histamini dengelemek için sürekli kortizon vermek çare değildir. Ayrıca vücudun kendi üretiği kortizonla suni dışarıdan alınan kortizon farklıdır. Kimyasal olarak aynı olabilir. Ama vücudun üretiği kortizonun hiçbir yantesiri olmazken kimyasal ilaç olarak alınan kortizon büyük tahribatlar yapar ve bunların başında; depresyon, kemik erimesi, derinin incelmesi, yüz şişmesi, kaserimesi vb.., yan tesirleri vardır. Kaşıntının sebebide bağırsak mantarlarının üretiği toksik maddeler (mikotoksinler) olup, gidermesi ancak ve ancak bağırsakalrı bu mantarlardan tenizlemekle olur. Örneğin kasık, makat, ense, dizboynu, dirsekboynu ve ayak mantar ve kaşıntısını sayabiliriz.

Gökçek Tonik’in yanetkisi varmı? Evet normal olarak Guvatırlı hastaların lahan suyu veya lahana turşu suyu içmemeleri gerekir. Sağlıklı kişiler 3 ay her gün 1 litre lahan suyu içerse problem olur. Ben İbrahim Gökçek lahana suyunun içindeki Rhodanidlerin tiroid bezesine zarar vererek guvatıra sebep olmasını önleyecek bir şifalı bitki, gaz oluşmasını önleyici bir şifalı bitki vede artı bozulmasını önleyici bir şifalı bitki ilave ettim. Yani Gökçek Tonik sadece lahana suyu değildir. Sağlıklı bir kişi öyle litrelerce lahana suyu içebilir, fakat yinede guvatırının ne durumda olduğunu bilmediğinden belki problem olabilir. Fakat Gökçek Tonik’te böyle bir şüpheye yer bırakmadık, bu nedenle hamdolsun Gökçek Tonik çok çok farklıdır.Tiroid bezesinde problem olanların Gökçek İksir kualanmaları uygun olur.

Sütasidi bakterileri (Laktik asit bakterileri (LAB)):
Sütasidi bakterilerinin bir çok alt grubu vardır ve bunlardan ikisi grubu çok önemlidir ve bunlardan bazı laktobaziller: l. acidophilus, l. casei, l. plantarum., l. reuteri, l. rhamnosus, l. gasseri, l. johnsonii, l. paracasei, l. bulgaricus, l. alactus, l. fermentum ve l. helveticus ince bağırsaklarda ve bifidobacteriumun alt grubundakiler: b. animalis, b. bifidum, b. breve, b. infantis ve b. longum kalın bağırsaklarda bulunur. Bu bakterilerin özeliği laktozu (sütşekeri), sütasidine (laktik asit) dönüştürmesidir. Sütasidi bakterileri en önemli probiotiklerdendir. Sütasidi bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir, allerjiyi önler, laktoz’un sindirilmesini sağlar.

Sütasidi bakterileri içeren yiyecek ve içecekler günümüzde moda haline gelmiştir. Sütasidi bakterileri aldığınızda bağışıklık sistemini kat kat yükseltiği görülmüştür. Eskiden turşu, kefir ve ekşi süt’te bu sütasidi bakterilerinin fermentesyonu (mayalamsı) ile bakterilerin bozulması veya yok olması önlenmiştir, yani bir çeşit dondurulmuştur. Gökçek Tonik içince sütasidi bakterileri harekete geçerler ve en etkili antibiyotikten daha etkili olup hiçbir yantesiride yoktur.

Günümüzde vitamin, mineral vs hapları özeliklede çok tehlikeli atibiyotikler kulanılıyor ve bu antibiyotikler bağırsaklara atılan mini atom bombası gibi milyarlarca faydalı bakteride yokedilmektedir ve insanlar sürekli hastalanmaktadır. Bağırsaklarda 1-10 katrilyon faydalı bakteri vardır ve bu bakteriler bizim için vitaminler üretirler, yağasitlerini parçalarlar. Arı kendisi için bal yapar, ama balın belki % 1’ini kendi yer diğerini insanlar. Bağırsak florasının (faydalı bakterilerin) üretiği vitaminlerinde çok büyük bir kısmı insanın sağlığı için kulanılır.

Sütasidi bakterileri üzerine 20. yüzyılın başında Paris’te Pastör-Enstitüsünden Ukranya asıllı immunolog ve mikrobiyolog Metchnikoff Kafkaslar ve Bulgaristan’da yaşayan köylüler üzerinde yaptığı araştırmalarda burada yaşıyan insanların ekşi süt ve lahana turşusu kulandıkları ve bu nedenle çok uzun ömürlü oldukları tesbitedilmiştir. Sütasidi bakterilerinin üretiği bakterizitler (payolojik bakterileri öldürücü maddeler: Laktocin, Acidolin, Nisin, diasetil-2,3-butandiol) hatalığa sebep olan bakterileri bu maddeler yokeder. Böylece faydalı bakteriler çoğalırken zararlı bakteriler azalır.

Japonyalı mikrobiyolog Shirota 1930-40 yılları arasında yaptığı araştırmalarda endüstrileşme ile birlikte insanlarda bir çok hastalık ortaya çıktığını bunun önlenmesinin ancak ve ancak bağırsak florasını rehabilite etmekle mümkün olduğunu tesbitetmiştir. Türklerin binlerce yıl önce geliştirdiği turşu ile bağırsaklardaki faydalı bakteriler artarken zararlı bakterilerin azaldığını görmüştür. Bu yöntemi geliştirmişler ve günümüzde bir çok besin maddesinde artık laktobaziller bulunmaktadır. Hatta lactobazillus acidophilus LA-5 ve Bifidobakterium lactis BB-12 probiyotik olarak ilaçları yapılmaktadır. (Antibiyotik canlıya karşı ve probiyotik canlı için anlamına gelir).

Sütasidi bakterilerinin en önemli iki alt grubu Laktobazillus ve bifidobakterium türleri besinleri bozulmadan korur ve diğer zararlı bakterilere yaşam ortamı tanımaz. Laktobaziller hem oksijenli (areob) ve oksijensiz (anaroeb) ortamda yaşayabilmektedir. Bu bakteri kişinin ağıziçi, ince ve kalın bağırsak ve deride vede vajinada bulunur. Laktobaziller çubuk şeklinde iken, bifidobakteriıum ise Y şeklindedir. Bifidobakterileri ise genelikle kalın bağırsakta yaşamaktadır.

Sütasidi bakterilerin etki şekli nasıldır?
Sütasidi bakterileri mide ve bağırsakalardaki yerleşik olan patalojik bakterileri vede besinlerle alınan patolojik (hastalık yapıcı) bakterileri yokeder.

Laktobaziller:
1. ) Patolojik bakterilere karşı küçük molekülü karbonikasit (formikasit, asetikasit, laktikasit, propionikasit sütasidi (laktikasit)) üretir. Bu asitler bağırsak içinde asit konsentresini artırır ve patolojik bakterilerin ölümüne sebep olur.
2. ) Uygun şartlarda sütasidi bakterileri hidrojenperoksit üretir, bu hidrojenperoksid patolojik bakterileri yokeder.
3. ) Sütasidi bakterileri bakterizitler (laktocin, nisin, acidolin ve diasetil-2,3-butandiol) üretir ve bu bakteriozitler patolojik bakterileri öldürür.
4. ) Sütasidi bakterileri (laktobaziller ve bifidobakteriler) immün sistemini güçlendirir.
5. ) Laktobaziller bağırsak mukazası üzerinde bir biofilm oluşturur ve böylece allerjiyi önlemede önemli rol oynar, çünkü allerjiye sebep olan antijenler muhazaya etki yapamaz.
6. ) Laktobaziller sütşekerini (laktoz) porçalayan laktaz anzimi üretir. Laktaz laktozu (disakkarid) oluşturan glukoz ve galaktoz’a ayırır. Laktoz ince bağırsaklarda laktaz tarafından parçalanmazsa kalın bağırsakalardaki diğer bakteriler tarafından normal olan glukoz ve galaktoza ayrılmayıp, metan, karbondioksit ve hidrojen gazı gibi gazlar üretilir. Buda kişinin karnın sürekli şiş olmasına neden olur.
7. ) Bağırsaklardaki bazı bakterilerin üretiği anzimler (beta-Glucuronidaz, azoreduktaz, nitratreduktaz) kanserojen olabilecek özeliklerdedir. Laktobaziller bu kanserojen özelikteki anzimleri azaltır.
8. ) Sütasidi bakterileri (latobaziller ve bifidobakteriler) makrofajı aktifleştirir, yani patolojik bakteriler karşı hem hüceler arasında hemde sıvılı alanda daha etkin olur.
9. ) Sütasidi bakterileri immunglobulin A oranı artırır, igA mesane, bağırsaklar ve sütün içinde bulunur ve bakterilere karşı bir bariye oluşturan antikordur.

Laktoz nasıl daha iyi hazmedir?
Laktozintoleranz (laktoz hazmısızlığı süt emen insan veya hayvanda emmeyi bıraktıktan sonra laktozintoleranz rahatsızlığı ortaya çıkar. Laktoz yani sütşekeri bir disakkarid olup glukoz ve galaktoz moleküllerinden oluşur. Bu molekülü laktaz enzimi önce glukoz ve galaktoza vede sonra sütasidine dönüştürür. Bu enzim ince bağırsak mukazasında bulunur. Yaş ilerledikce veya sütasidi bakterileri azalınca laktaz enzimi azalır ve laktoz moleküllere ayrılmadan kalın bağırsağa geçer. Kulanılan kimyasal ilaçlar, özeliklede antibiyotikler, kola, fanta gibi aşırı katkı maddeli içeçekler, hamburger, chesburger gibi lifsiz besinler bağırsakalrdaki faydalı bakterilerin azalmasına ve onun yerine patolojik (hastalık yapıcı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

Peynir kanın asitlnemesine ve uzun vadede iltihaplı hastalıklara, siyah çay bağırsakları kurutarak vitamin ve mineral alınmasını önler vede et ve et mamüleri aşırı ve sürekli alındığında asidoza sebep olur ki sonu romatizmalı ve ağrılı hastalıklardır. Kalın bağırsakalardaki patolojik bakteriler laktozu metan, karbondioksit ve hidojen gazına dönüştürür. Metan gazı kişide yorğunluk, halsizlik ve dermansızlığa sebep olur. Bu gazlarda karında şişkinliğe sebep olur. Kalın bağırsakalardaki faydalı bakterilerin azalması ile onun yerine yerleşen bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve kişide allerji, immün zafiyeti, kabızlık, ishal, hormon anormalikler ve hatta depresyona sebep olurlar. Bağırsaklardaki patolojik bakteriler ve mantarlar proteinı aminoasitlere dönüştüreceklerine biyojen aminlare dönüştürürler. Örneğin aşırı oranda histamin ortaya çıkar ve buda kişide allerjiye sebep olur. Hastalıkların % 99′u bağırsak florasının bozulması nedeniyle olur
………………………………………………………………………………………………..

Bağırsak florası:
Bağırsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 1-10 katrilyon arasında yekün tutar ve bunlar genelikle kalınbağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98’i faydali olup yediğimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağasitlrine dönüştürürler.

Örneğin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliği ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalıyarak moleküllere ayırırken diğer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Bağırsak florası bağırsak muhazasındaki artık maddeleri parçalıyarak bağırsakaları temizler. Bağırsak florası bağırsak mukazasındaki hücreleri uyarır ve hücrelerin bölünüp çoğalmasını sağlar. Bağırsak mukazasına massaj yaparak peristaliği (bağırsak hareketlerini sağlar) uyarır. Aşırı et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılıyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bakterilerin oranının azalmasi ile onların yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immunzafiyeti (bağışık sistemi), allerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihapli hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.

Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 1-10 katirilyon civarında vede ağırlık olarak takriben 1-1,5 kg bakteri bulunur. Bakterilerin bir kısmı fecesle (dışkı) ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg’ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokku faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Atibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , cheesburger vb.,) asitli içecekler (kola, fanta vb.,), aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakterilerin oranı aşırı artar. Buda başata allerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştımalar merkezinden Dr. M. Moradi 10 allerjik rahatsızlıkları olan ve 10 allerjik rahatsızlıkları olmaya bir yaşındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda allerjik rahatsızlıkları olanlarının kalınbağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tesbitedilmiş ve bu bakterininde igG oranını yükseltiği görülmüştür.

Berlin Postam’dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra annesütü, ineksütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tesbitetmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenelerde ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tesbitetmistir. Sindirim organları günde ortalama 7-8 litre salğı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salğılanır.

PH-Değerinin nötüre, yani 7’ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70’lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demekttir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağasitleri ve glukozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötürlü bir ortamda seyri halinde proteiler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özeliklede histamin allerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötür olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler icin bir zehirdir.

Ücüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukca tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitler ve yabancılaşan kolesterolu makrofaj yiyerek süngersi artık maddele oluşur ve buda damarların icyüzeyine yığılarak damarsertliğine sebep olur. Buda ilerleyen sürec içinde başta beyinkanamasi ve kalpenfaktürüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterilerin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafindan arıtılması sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.

Besinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniye kişide yağ-, protein- ve karbonhazimsizliği nedeniyelle kişide yağlanma , şişmanlık, damarsertliği ve allerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lefbezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.

Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük mokekülerin dehi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağısaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (vilüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besinmaddeleri absorbeedilir ve bu allerjiye sebep olur. Şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda candida albicans isimli maya mantarıda kana geçerse ve bu kandolaşımının iflası ve yani ölüm demektir.

Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanması) oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) …………………………………………………………………………………………..
Lahana, Kohl, Brassica oleracea var.capitata L.

Baş Lahana
Beyaz Lahana
Başlı Lahana
Familyası: Turpgillerden, Kreuzblütengewâchse, Brassicaceae
Drugları: Lahana yaprakaları; Brassica oleraceae folium
Lahana yapraklarından yemek yapılır, suyu çıkarılarak içilir ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

Giriş: Lahananın M.Ö 600 yıllarından beri başta Doğu Akdeniz ülkeleri tarafından kültür bitkisi olarak yetiştirildiği, yemeğinin yapıldığı tarihi kayıtlarda geçmektedir. Önceleri yabani olarak yetişen Lahananın kültür bitkisi olarak yetiştirilmeye başlanması ile birlikte zamanla çok çeşitli türler ortaya çıkmıştır ve bugün 130 civarında Lahana türü bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; Baş Lahana; B.O.var.capitata f.alba, Kırmızı Lahana; B.O. var. Capitata ruber, Gül Lahanası; B.O. var. Gemmifera Dc., Milano Lahanası; B.O. var sabauda L., ve Kara Lahana; B.O. var. Acephola’yı sayabiliriz. Bunlardan Baş Lahana en çok yemeği yapılan ve şifa maksadı ile natürel ilacı veya sarğrısı yapılan türdür ve onu kırmızı Lahana takip eder.

Botanik: Lahana iki yıllık bir bitkidir. İlk yıl yaprakları ortaya çıkar ve ikinci yıl çiçek açar. Lahananın yaprakları iç içe kıvrım kıvrım mavimsi yeşil. Açık veya koyu yeşil renkte olup açıldığında dış yaprakları 30-50 cm eninde, uzunluğunda ve küre şeklinde olup iç yaprakları ona göre biraz küçükçedir. Yerden 10-30 cm yukarıda bilek kalınlığındaki bir sap üzerinde, 20-30 cm çapında bir kafa şeklindedir. Lahana ikinci yıl çiçek açar ve boyu 2 metreye kadar yükselebilir ve çiçekleri sarı renkli, küçük taç yapraklardan meydana gelir ve dört çiçekleri topluca bir arada bulunur.

Yetiştirilmesi: Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetişir ve yetiştirilmesinde problem olmaz.

Hasat zamanı: Sonbaharda Lahana kafaları kesilerek toplanır ve bozulmaması için uygun depolarda muhafaza edilir veya taze olarak suyu çıkarılır veyahutta natürel ilcı yapılır.

Birleşimi: Birleşimindeki en önemli maddeler sırasıyla şöyledir;

Proteinlerin alt grubu, Aminoasitlerin bir alt türü olan Metilmetioninsulfoniumbromit içerir. Bunu ilk keşfeden Amerikalı bilim adamı Cheney keşfetmiş ve mide-bağırsak ülserini iyileştirdiğinden Antiulkus faktörü ismini takmış ve de aynı zamanda bu maddeyi yanlışlıkla U-vitamini diye adlandırmıştır. Oysa bu U-vitamini değil bir Aminoasit türüdür.

Glukosinolatlar %0,05-0,15 oranında olup en önemlileri; Glucobrassicin, 4-Metoxyglucobrassicin, Neoglucobrassicin, Siniyrin ve Glucoiberverin içerir.

Vitaminlerden; C,E,K,B1,B3,B6,B12-Vitaminleri ve Provitamin A (Carotin). 100 gr Lahana 50-150 mg C-Vitamini içerir.

Minerallerden; Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor, Demir, Çinko, Iyot ve Mangan.

Ayrıca; Nişasta, Şeker, Organik asitler ve selülozlar içerir.

Özellikleri: Serin, hafif tatlımsı, tuzlu ve kurutucudur.

Tesir şekli: Antibakteriyel, Antiflagostik (iltihapları önleyici), cerahatleri kendine çekici, ülseri iyileştirici, sindirim sistemini kuvvetlendirici, uzun süre kullanıldığında şişkinlik yapıcıdır.

Araştırmalar: Kaliforniya’nın Standford Üniversitesi’nde Cheney ve ekibi 1950-52 yılları arasında Lahana suyu ile üç büyk giderme denemesi yapmıştır ve bunu 1956’da Wasler ile Miller’in giderme denemeleri takip etmiştir. Hastalar mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olanlardan seçilmiştir ve de 1-4 hafta süre ile günde 1 lt Lahana suyu verilmiştir. Lahana suyunun gün boyu yudum yudum içilmesi gerekir. Gökçek Tonik daha etkilidir. Cheney tarafından 1950’de yapılan 13 hasta üzerinde deneye yapılmıştır ve bunların altısında mide, yedisinde onikiparmak bağırsağı ülseri olduğu röntgenle tespit edilmiştir. Tamamı Lahana suyu ile normal giderme süresinden önce iyileşmişlerdir.(Age).

Ekim 1984’de iç hastalıkları doktoruna (internist) gittim ve midemde yara (ülser) olduğunu söyledi. Bunun üzerine Civanperçemiotu, Kazotu, Kimyon ve Meyan kökü karışımından oluşan çay harmanı içtim ve iyileştim. Ocak 2000’den itibaren de kahve içince mide ağrısı ve siyah çay içince de karnım davul gibi şişiyordu. Bunun üzerine 15/02/2000’den 06/03/2000’ye kadar her gün 500-700 ml Lahana suyu içtim ve bundan sonra kahve ve çay içince rahatsız olmadım.

Cheney ve ekibi 1950’de 65 mide, onikiparmak bağırsağı ve ince bağırsak ülseri olan hastalar seçilmiş olup hastalar 8-24 gün içinde Lahana suyu ile iyileşmişlerdir. (Age)

Cheney ve ekibi 1952’de aynı şekilde rahatsız olan 95 hasta üzerinde Lahana suyu ile giderme denemesi yapmıştır. Birinci haftanın sonunda %81’i İkinci haftanın sonunda %95’inin ağrılarından kurtulduğu tespit edilmiştir. (Nh.5.97.262, NH.8.96.480, HHB IV.555, NH.2.96.104)

Kendi tecrübem; Sürekli, karın ağrılarından rahatsız olan ve bazen karaciğer, bazen safra, bazen de pankreasından rahatsız olduğunu söyleyen bir tanıdığa doktoru onikiparmak ülseri olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyler. Ben ona 1 ay süreyle her gün 1 lt Lahana suyu içmesini söyledim. Bu şahıs 1 ay Lahana suyu içti ve rahatsızlıklarından kurtuldu.(22/05/1999).

Kullanılması: Araştırmalara göre; Lahana suyu ile dahilen mide, onikiparmak ve ince bağırsak ülseri ve de iltihaplanmalarını (enterit ve gastrit) giderme eder. Gökçek Tonik daha etkilidir.

Açıklama: Bu özelliği yapılan araştırmalarla ilmi olarak tespit edilmiş ve de ispatlanmıştır. Tabiî ki günde 1 litre (bir defada değil bütün gün yudum yudum) 3-6 hafta süreyle taze ve çiğ Lahana suyu içmek şartı ile bu mümkündür. Şayet ısıtılır veya pişmiş Lahana yenirse, başta Antiulkus-faktör olmak üzere vitaminler bozulur ve etkisini kaybeder. Gökçek Tonik daha etkilidir.

Haricen: Lahana yaprakları hafif haşlanır veya ütü ile ısıtılır, ana damarları kesilerek çıkarılır ve de oklava ile iyice ezdikten sonra göğüs, karın, bel, sırt, omuz ve baldıra sarılır ve sarğı 4-10 saat kalabilir. Bu genellikle bronşit, karın ağrısı, romatizma, siyatik, bel ağrısı, boyun ağrısı, ekzema, açık veya iltihaplı yaralar ve çıbanda uygulanan bir metottur. Eğer rahim ve yumurtalıkları iltihaplanan bayanlar, karınlarına Lahana yaprağı sararlarsa iltihap ve cerahatlara sebep olan bakteriler Lahana yaprağındaki kükürtlü Proteinlere hücum ederler. Böylece gevşeyen iltihap ve cerahatlar Beyaz kan hücreleri (Fagositler, T-hücreleri, B-hücreleri vb.) harekete geçerek iltihapları ve cerahatları yok ederler. Bu bronşit, romatizma, ekzema ve diğer iltihaplı rahatsızlıklar içinde geçerlidir.

Yan tesirleri: Tarife uyularak kullanıldığında binen bir yan tesiri yoktur fakat aşırı miktarda ve uzun süre (4 hafta’dan fazla her gün 1 litre içilirse) mide ve bağırsaklarda şişkinlik yapabilir. Şişkinliğe karşı kimyon, rezene, kişniş veya kakule çayı içilirse iyi gelir. Bazı hastalarda Kalkan bezine zarar verebilir. Lahananın birleşimindeki Rhodanidler Kalkan bezinin iyot oranını düşürür. Bu da Kalkan bezinin şişmesine neden olabilir. Bu durum 4 hafta’dan fazla günde 1 litre Lahana suyu içenlerde görülebilir. Milano Lahanası daha çok Rhodanidler içerdiğinden çok yenmesi daha mahzurludur. Rhodanidler’e Thiocyanat da denir ve bu Rhodanidler iyotla rekabet ederek onun Kalkan bezine girişini engeller. Lahana’nın yantesirini bazı şifalı bitkilerle önledim, etkisini artırdım ve uzun süre bozulmadan kalabilecek hale getirdim. Bu ürünün ismi Gökçek Tonik’tir.


“Gökçek Tonik” için 44 Yorum

  1. igokcek diyor ki:

    GÖKÇEK İKSİR ALOEVERA JEL ALIÇ ÇAYI ENFEKSİYON ÇAYI GINKGO FORTE ALIÇ FORTE KULALNINIZ 0212 621 21 65 ULAŞABİLİRSİNİZ

  2. osman diyor ki:

    Merhaba hocam, 3 yıldır Meniare hastasıyım, baş dönmesi ve denge bozukluğu sorunlarım var, hayatımı inanılmaz derecede olumsuz etkiliyo.. Bununla ilgili önerileriniz varmı..

  3. igokcek diyor ki:

    GÖKÇEK İKSİR ALOEVERA JEL KOLİT ÇAYI KİST ÇAYI KULLNANINIZ 0212 621 21 65 /66 NUMARALARDAN ULAŞABİLİRİSİNİZ

  4. özden denek diyor ki:

    Merabalar eşim şu an hastanede yatıyor,aşırı kanaması oldu, adet olmasına 12 gün vardı, kist ameliyatı oldu 3 defa yine kisti varmış sol yumurtalığında 2 cm iken kanamadan sonra 6 cm olmuş ameliyat riskli dedi doktor kist bağırsağa yapışmış olabilir ondan dolayı riski olabilir dedi.1 defa açık iki defa da kapalı ameliyat oldu, ayrıca 12 bağırsakğında iltihaplanma var ve fitil kullanıyor ne yapmamız lazım zor durumdayım önerileriniz nedir yardımcı olursanız çok müteşekkir oluruz.2 ünite kan verdiler kanı çok düşmüştü. Saygılar.

  5. igokcek diyor ki:

    GÖKÇEK İKSİR ALOEVERA JEL KARACİGER VE DAMAR ÇAYI KULLANINIZ 0212 621 21 65 /66 NUMARALARDAN BİZE ULAŞABİLİRİSİNİZ

  6. Ömer F. KÖSE diyor ki:

    Merhaba Sayın Hocam, Benim Karaciğerimde yağlanma ve büyüme Grade 3 seviyesinde alt ast ggt değerlerim normal değerlerin son seviyesinin 3 kat üstünde kollestrol ve trigrisid sınır değerlerde sağ böbregimde polip var dışarda bana önerebileceğiniz besin takviyesi ve kullanım şekilleri hakkında bilgi alabilir miyim? bir de fiyatı ne kadar tutar öğrenebilir miyim? (Boy:170, Kilo:97)

    Şimdiden çok teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  7. igokcek diyor ki:

    Sizin,4 şişe iksir 2 pakette enfeksiyon çayı almanız gerekir.

  8. gurbuz diyor ki:

    mrb ibrahim bbey benim ayagimin altinda sigiller var dogtor ilac ve krem verdi daha bi deyisiklik yok . yurt disinda yasiyorum nasil gecer tavsiyenizi alabilirmiyim.iyi gunler..

  9. igokcek diyor ki:

    Yılmaz bey,demek ki biraya karşı alerjiniz var.ama sürekli bu durum oluyor derseniz size İksir,Tonik ve alerji çayı önerebilirim.

  10. Yılmaz Eşen diyor ki:

    Hocam merhaba,
    Benimde yukarıdaki arkadaşımınkine benzer bir sorunum var, bira içtiğim zaman ayaklarımın altı kızarıyor ve kaşınıyor. Alkollu içkiler içinde bir tek birada oluyor bu durum. Ayağımı soğuk suya soktuğum zaman ferahlıyorum ancak. Bunun nedeni ne olabilir, bana bir çözüm öneriniz olacak mı?

  11. igokcek diyor ki:

    Kurdeşene karşı Gökçek Tonik, Gökçek İksir ve KURDEŞEN Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız.Antibiyotikler mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz

  12. damphe diyor ki:

    merhaba hocam ben gece bira içince kaşıntı ve kabarıklık oldu hastaneye gittiğimde alerj dedi avil dekort yaptı geçti sonra tekrar içtim yine oldu sonra içmedim sadece 2 poğça ve çay içtim yine oldu ama bunlar gece oluyo gündüz yok sonra baktım internete kurdeşen diye aynı resimler var vivudumda avil dekort yeyince kayboluyo ama onları yapınca azıyo yani kurdeşen bayağı stres yaptım ben ev sorunları vardı en etkilisi omuş ne yapmalıyım saygılar

  13. igokcek diyor ki:

    Zeynep hanım iksir, tonik ve kist çayı ile iyileşirsiniz

  14. igokcek diyor ki:

    Yasemin hanım tedavi ederiz inş. problem değil, iksir, tonik ve behçet çayı ile

  15. serdar diyor ki:

    hocam safra kasemi aldırdım dalağımda büyüme var kanımdaki bilürün seviyesi sık sık artıyor ve yüzümde sararma oluyor anemik sorunum var

  16. zeynep diyor ki:

    benimde 5 cm büyüklügünde yumurtalıgımda over kisti var ne yaptıysam bir sürü doktarada gittim ama geçmiyor ne yapmam gerekiyor banada yardımcı olursanız sevinirim

  17. yasemin diyor ki:

    hocam anem 10 yıldır behcet hastası ne kadar ilac içtiysede doktorlar bi care bulamadı son caremiz sizsiniz aynı durumda dayımda var onunki daha ilerde onu zaman la gözü kör oluyor aylarca hastanede yatıyor anemin ağzında yaralar ve damarda pıhtılaşma gözüküyor
    lütsfen bize yardım edin son care sizsiniz anem benim için cok değerli ona yardım edin saygılarla cevapınızı sabırsızlıkla bekliyorum

  18. yasemin diyor ki:

    hocam benim anem 10 yıldır behcet hastası ne kadar ilaz içtiysede bitürlü acıları dinmedi damarı pıhtılasıyor durmadan aynı durum dayımda var ama onun ki daha ileri bazen gözü kör oluyor aylarca hastanede yatıyor hocaam son careyi sizde arıyoruz bi ze yardım edin anem benim için cok önemli hocam bize bize bir ilac söleyin cevapınızı umutla bekliyoruz saygılarla son kapımız siz siniz

  19. ihsan GÜR diyor ki:

    hocam ben 10 senedir kolit hastasıyım gökçek tonik fayda verir demişsiniz nasıl satın alabiliriz,ne gibi faydası olur?beni bilgilendirirseniz sevinirim

  20. igokcek diyor ki:

    Sebahat hanım Gökçek Tonik, Gökçek İksir ve Gökçek ENFEKSİYON Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız.Antibiyotikler mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz. http://www.gokcekaktar.com/mantarlar.htm/ Artı doğru beslenmeniz gerekir http://www.gokcekdiyet.com

  21. eminn diyor ki:

    s.a. forumu o kadar aradım ve tuberkuloz tedavısı goren hıc bulamadım bılgı ppaylasımı acısından tedavı goren arkadaslarımız varsa lutfen bılgılerını paylassın veya bana mail atarlarsa sevınırım sımdıden tesekkur ederım hocamın onerısı oldu fakat ben tereddutte kaldım bıras daha bılgıye ıhtıyacım var sımdıden tesekkur ederım

  22. sebahat diyor ki:

    merhaba ibrahim bey benim ablamın 7 aylık bir erkek çocuğu var ve doğduğundan beri ağlıyo doğru dürüs uyuyamıyo ablam sabah akam ayakta gezdirmesine rağmen yinede ağlıyo doktorlar miydede kolit var demişlerdi şimdide kolit değil diyolar vücudunu mantarlar sarmış ve ilaçla tedavi edilemezmiş ancak ameliyat olması gerektiğini söylemişler yani durum bundan ibaret siz ne önerirsiniz cevabınızı bekliyorum bide bir sorum olcaktı hangi testlerle vücudumuzda mantar olup olmadığını anlarız lütfen cevabınızı bekliyorum

  23. igokcek diyor ki:

    Sebahat hanım sizde ki problem çok ağır yani kronikse tedavi için zaman gerekir, sabretmeniz ve devam gerekir.

  24. sebahat diyor ki:

    ibrahim bey göndermiş olduğunuz gökçek iksiri gökçek toniği kullandım ama herhangi bir iyileşme görmedim şikayetlerim yine aynı şimdi ne tavsiye edersiniz merakla bekliyorum cevabınızı

  25. igokcek diyor ki:

    Serhat bey sizde çok yoğun mantar var, bu nedenle doğru beslenmeniz gerekir.www.gokcekdiyet.com

  26. AYŞE diyor ki:

    HOCAM YÜZÜMDE GÖZLE FZLA GÖRÜLMEYEN ÇOK KÜÇÜK OLAN ANCAK ÇOK SAYIDA DEĞİŞİK SİİL VR.SİİL OLDUĞUNU DOKTOR SÖYLEDİ TABİ VE VERDİ KREMİ İK AYDIR KULLANIYORUM HALA BİR İYİLEŞME YADA GEÇME YOK BANA ÖNEECEĞİNİZ İLAÇLAR NEDİR?

  27. SEBAHAT diyor ki:

    peki hocam perhiz yapmam gerekiyormu bide gökçek iksir gökçek tonik ve böbrek mesane çayı mikroba ve iltihabada iyi geliyormu

  28. igokcek diyor ki:

    Sebahat hanım bağırsaklarınıza çok yoğun mantar yerleşmiş, Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve böbrek-mesane çayı ile iyileşirsiniz

  29. SEBAHAT diyor ki:

    sizden beni aydınlatmanızı istiyorum benim sorunum
    idrar yollarında aşırı derecede kaşıntı yanma ve büyük abdest yerinde inanılmaz bir sancı resmen içim parçalanmışçasına ağrıyor ne olbilir öncelikle beni aydınlatırsanız memnun olurum ve bunun için neyapa bilirim doktorların verdiği antibiyotikleri kullandım işe yaramadı cevabınızı bekliyorum şimdiden teşekkür ediyorum

  30. igokcek diyor ki:

    Ne kadar ilaç kullanırsanız o kadar Bağırsakalr bozulur ve bağırsaklra mantar yerleşir ve dahada kötü olur.Gökçek İksir, Gökçek Tonik ve şişkinlik çayı kullanmalısınız

  31. gamze genc diyor ki:

    Merhaba ben 4 yildir gaz siskinlik ve yanma sikayetleri cekiyorum.meyve ve cig sebze yiyemiyorum.Cogu tatlilari hamur isi seyleri yiyemiyorum.1 kac gun iyiyim derken yedigim 1 sey dokunuyor mide yanmasi basliyor 10 gune kadar gidebiliyor.4 yildir duzelmiyor bu durumum ilac kullanmama ragmen.1 donem verilen anti deprasyon ilaclai iyi geldi 6 ay kadar iyiydim yedigim 1 pizzayla mide yanmalari yine basladi.Doktorlar sinirli kolon diyor ilac veriyor bu boyle gidiyor.Hocam sizin tavsiyeniz nedir bendeki bu durum ne olabilir ne yapmaliyim?

  32. igokcek diyor ki:

    Hasan bey akut hallerde Gökçek Tonik 3-4 hafta iksir 2-3 ay kullanılmalı, kronik ise durum 5-6 hafta Gökçek Tonik ve 4-6 ay kullanılabilir.Hatta çok ağır vakalarda daha uzun sürede kullanılabilir.

  33. hasan diyor ki:

    gökçek tonik i nekadar süre ile kullanırsak, yada kaç kutu, kür… saydığınız rahatsızlıklara iyi gelir yada tamamen iyileştirir.
    iyi çalışmalar

  34. igokcek diyor ki:

    Bağırsaklar da oluşan gaz ve şişkinliğin sebebi bağırsak mantarlarıdır.Mantarların üretmiş olduğu toksik maddeler şişkinliğe sebep olur ve şişen bağırsakalr mideyi yukarı doğru sıkıştırır.Mide akçiğeri sıkıştırır ve akciğerde kalbinizi sıkıştırır.Zannedersiniz kalbinizde problem var, faakt sizn kalbinizde bir problem yok sizin problemini bağırsak mantarlarıdır.Antibiyotik kullandıkca bağırsak mantarları çoğalır ve tabii gazda çoğalır, tatlı, hamurlu mantarları azdırı ve pynir zararlı bakterileri azdırır.Gökçek İksir, Gökçek tonik, mantar çayı ve bikarbonat kullanmalısınız.Artı doğru beslenmelisiniz. http://www.dogaltedavi.net/sorular-b/2924-bagirsak-mantarlari.html

  35. mehmet dağdelen diyor ki:

    Karnımda şişlik, ve gaz oluşuyor, bu gaz midemi yukarı doğru sıkıştırıyor ve akciğerimde sıkışıyor.Nefes almakata zorlanıyorum ve hatta klbim sıkışıyor, kardiyolojiye gittim kalbinde bir şey yok dediler, fakat kalp sıkışması ve batmasını anlamadılar.Sizce bendeki problem nedir.

  36. igokcek diyor ki:

    Zeynel bey ankilozan spondilite karşı Gökçek İksir, as çayı ve bikarbonat kullanmalısınız. http://www.dogaltedavi.net/tecrubeler-c/3787-ankilazan-spondilit.html

  37. zeynel KARAAĞAÇ diyor ki:

    sn.hocam 54 yaşındayım belde ve boyunda hareket kısıtlılıgı var genel de azda olsa bütün vücutta ağrı yapıyor …ankılozonspondolıte dediler..dıkloran retard iyi geliyor ama nerye kadar…nede olsa kimyasal…yardımınızı talep ediyoum….aynı zamanda sifalı bitkiler ve alternatif tıb kitabınızıda…….zeynel karaağaç kardelen mh.12 cd.boran 2 sit.no.65 batıkent.ANKARA

  38. igokcek diyor ki:

    http://www.dogaltedavi.net/tecrubeler-p-z/4179-reflu-belasi.html#post8014 Reflü çok ilerlememişse tedavi ederiz.Reflü ve spastik kolona karşı Gökçek İksir ve Gökçek tonik kullanmanız gerekir.

  39. hakan diyor ki:

    merhaba bende doktorların teşhis ettiği reflü ve spastik kolon var ve son 1 senedir paslı dil var ve bu paslı dil birtürlü geçmiyor beni çok rahatsız ediyor ağzımda çok kötü bir koku var. bana ne önerebilirsiniz?

  40. said diyor ki:

    s.a hocam ben 4 yıldır reflü illetine mübtela olmuş ve bunuda ileri derecede c evresinde olduğunu öğrenmiş durumdayım.3 yıldır ilaç kullanıyorum ve vücudum alıştı galibaki faydasını artık göremiyorum.dr ler cerrahi operasyon diyor.ben aynı zamanda devamlı sesini kullanmak zorunda olan biriyim ve bu hastalık sesimeede çok zarar verdi.bilinen ses sıkıntıları ilk zamanlardan beri var.hatta öğrenip ilaç kullanmaya başlayıncaya kadar tamamen kesildi,ilaçlara başlayınca konuşabileceğim kadar anca açıldı ama bu benim için hiç yeterli değil.çünkü dediğim gibi ben sesinle hayatımı kazana biriyim ve devamlı kullanmak zorundayım sesimi.şimdi sizin burda yazılarınızı ve hastalarınızın yazdıklarını okuyunca yazayım dedim.bu dedğiniz ilaçlara veya tavsiye edebileceğiniz ilaçlara nasıl ulaşabilirim ve masrafları ne kadar olur.bu konularda bilgi verirseniz sevinirim.birde bu illetten şifa bulmama vesile olursanız hayatım boyunca duacınız olurum.

  41. mualla funda diyor ki:

    iyi akşamlar ablam ileri derece reflü hastasıydı ilaçlar hiçbir faydavermiyordu dahada kötü oluyordu çaresizlikten internette araştırırkenibrahim beyi bulduk bize tonik ve toniği tafsiye etti yedi şişe tonik iki şişe tonik kullandı allaha şükürler olsun tamamen iyleşti. ibrahim bey allah sizden razı olsun saygılar

  42. igokcek diyor ki:

    http://www.dogaltedavi.net/tecrubeler-p-z/4179-reflu-belasi.html

    Reflü’den 2-3 hafta içinde iyileşen çok hastamız var reflünün sebebi midedeki bakteri veya bağırsaklardaki mantarlardır.Bakteri ve mantarları mide ve bağırsak mukazasını tahrip ederler ve mide fazla asit salğılar.Mantarları ve bakterileri Gökçek İksir ve tonikle tedavi edince probleminiz ortadan klakar

  43. fatih diyor ki:

    sayın hocam on yıldır ilac kullanıyorum reflü hastasıyım,artık kanserden korkmaya başladım bir ilacı varise gerçekten çok memnun olacağım,umarım beni bilgilendirirsiniz.şimdiden çok teşekkürler.

Sizde Yorum yapın

  • gökçek tonik
  • gökçek iksir
  • gökçek tentür
  • gökçek diyet
online destek
Gökçek Diyet | Gökçek Tonik | Gökçek iksir | Gökçek Tentür | Gökçek Network | Nasıl Zayıflarım | Bitkisel Tedavi